İlk olarak 2012 Ağustos ayında PLoS Computational Biology dergisinde yayımlanan araştırma makalesiyle gündeme gelen Karıncanet /(Anternet), Stanford'dan iki araştırmacının bir tür hasatçı karıncanın, yuvasından kaç tane yiyecek arayan karınca göndereceğine, internet protokollerinin veri aktarımı için ne kadar bant genişliğinin mevcut olduğunu belirleme şekline çok benzer bir şekilde karar verdiğini keşfetmesiyle keşfedildi. Araştırmacılar buna 'Karınca interneti' adını veriyor.
Bir karınca biyoloğu ile bir bilgisayar bilimcisinin iş birliği, hasatçı karıncaların yiyecek ararken sergiledikleri davranışların, internetteki trafiği kontrol eden protokollere benzediğini ortaya çıkardı.
Doğal Bir ‘Veri Paketi Sistemi’
Araştırma verilerine göre, karıncalar yiyecek kaynağının verimliliğine bağlı olarak "veri paketleri" işlevi gören diğer karıncaları gönderiyor. Eğer yiyecek kaynağı zenginse, karınca trafiği hızlanıyor ve daha fazla birey o bölgeye yönlendiriliyor. Bu durum, veri aktarım hızının artmasıyla benzerlik gösteriyor. Yiyecek kaynağı azaldığında ise, trafik otomatik olarak yavaşlıyor ve enerji tasarrufu sağlanıyor.
İnsan Teknolojisinden 50 Milyon Yıl Önde
Bilim insanları, bu doğal algoritmanın, internetin icadından milyonlarca yıl önce, karınca kolonilerinin hayatta kalma stratejisi olarak evrimleştiğini belirtiyor. Bizim 1970'lerde geliştirdiğimiz veri iletim sisteminin temel prensipleri, doğada 50 milyon yıldır kusursuz bir şekilde işliyor. Araştırma ekibi, "Karıncaların karmaşık sistemleri, bizim yapay zeka ve ağ teknolojileri konusundaki gelecekteki çalışmalarımıza ilham verebilir," değerlendirmesinde bulundu.
Doğanın Gizli Algoritmaları
Karınca kolonilerinin bu gizli algoritması, doğanın ne kadar karmaşık ve verimli sistemler barındırdığını bir kez daha kanıtlıyor. Uzmanlar, bu buluşun biyoloji, bilişim ve lojistik gibi farklı disiplinler arasında yeni iş birliklerine kapı aralayacağını öngörüyor.

